Esmaül Hüsna - Allah'ın En Güzel İsimleri

Esmaül Hüsna, Esma ül Hüsna, Allah, Allah cc İsimleri, 99 Esma, Esma Allah, Esmaül Hüsna Sırasıyla, Esmaül Hüsna Okunuşu, Esmaül Hüsna Oku, Esmaül Hüsna Okumak, Esmaül Hüsna Sözleri, Esmaül Hüsna Sırları, Esmaül Hüsna Türkçe, Allah İsmi, Allah İsim, Allah İsimleri, Allahın İsimleri, Allah ın İsimleri, En Güzel Allah İsimleri, Allah 99 İsim, Allah 99 İsmi, Allah İsimleri ve Anlamları, Allah ın İsimleri ve Anlamları, Tanrı, Tanrı İsimleri, Tanrı Nedir, Tanrının İsimleri, Allah Tanrı, Yaradan, Esmai Hüsna, Esma i Hüsna

Allah

Tanrı, Yaratan/Yaradan, Yaratıcı, İlah, Rab, Mevla, Rahman, Kendisinden Başka İlah Olmayan; Tanrı'nın Özel İsmi, Allah'ın Tüm Diğer İsim ve Sıfatlarını Kendinde Toplayan En Büyük İsmi; Lafza-i Celal (En Büyük ve Kuşatıcı İsim), İsm-i Celal, İsm-i Şerif, İsm-i Azam; Uluhiyete Mahsus Sıfatların Hepsini Kendinde Toplayan En Yüce İsim
(Kuran, Allah'ın kitabıdır ve Kuran'da en çok geçen kelime de "Allah" ismidir.)

el- Adl (Âdil, Adil)

Adaletli, Çok Adaletli, Adalet Sahibi; Herkese Hakkını Veren, Zulmetmeyen; Hükümde Doğruluktan Ayrılmayan, Haksızlık Etmeyen; Son Derece Adaletli Olan; Adil Hükümler Koyan, Zulme Razı Olmayan, Zulmü ve Zalimi Sevmeyen
(Bakınız: Kuran, 6/115; 7/85; 10/109; 12/80)

el- Afüv (Afüvv, Afuv, Afuvv)

Affedici, Affeden, Bağışlayan, Affedici Olan, Mağfiret Eden, Merhametli, Çok Affedici, Çok Bağışlayıcı, Çok Affeden, Çok Bağışlayan, Mağfiret Sahibi Olan; Günahları Affedip Sahibini Cezalandırmaktan Vazgeçen, Günahları Çokça Bağışlayan, Günahlardan Dilediğini Affedip Suçları Bağışlayan, Tevbe Kapısını Açık Tutan
(Bakınız: Kuran, 4/99, 149; 22/60)

el- Ahad

Tek, Bir, Tekil, Tek Olan, Bir Olan; Tek Tanrı, Kendisinden Başka İlah Bulunmayan, Eşi ve Benzeri Olmayan, Ortağı Bulunmayan

el- Âhir (Ahir)

Son, Varlığının Sonu Olmayan, Herşey Yok Olduktan Sonra da Kalan, Bütün Varlıklardan Sonra Baki Kalacak Olan; İnsanlara Vadettiği Sonsuz Hayatı Veren
(Bakınız: Kuran, 57/3)

el- Âlâ (Ala)

Yüce, Üstün, En Yüce; En Ulu, En Üstün, En Yüce Olan

el- Alîm (Alim, Âlim, Âlîm)

Bilen, Herşeyi Bilen; En İyi Bilen, Sonsuz Bilgiye Sahip, Bilgisi Mükemmel Olan, Bilgisi Ezeli ve Ebedi Olan; Çok İyi Bilici, Herşeyi En İnce Noktasına Kadar Bilen, İlmi Ezeli ve Ebedi Olan; Hakkıyla Bilen, Gizli Açık Herşeyi Bilen, Herşeyden Haberdar Olan, Herşeyi Her Yönüyle Bilen; Bilgisi Sonsuz Olan, Herşeyin Farkında Olan
(Bakınız: Kuran, 2/158; 3/92; 4/35; 24/41; 33/40; 35/38; 57/6)

el- Aliy (Aliyy, Âlî)

Yüce, Yüksek, Büyük, Ulu, Üstün; En Yüce, Çok Yüce, Pek Yüce, En Ulu, Yükseklikte Sonsuz Olan; Şan ve Şeref Sahibi, En Büyük Olan, Yüce Olan; Güçte, Bilgide, Hükümde, İradede ve Diğer Bütün Yetkin Sıfatlarda Üstün Olan; Herşey Hükmü ve Emri Altında Olan
(Bakınız: Kuran, 2/255; 31/30; 42/4, 51)

el- Azîm (Azim)

Çok Azametli, En Büyük, Sonsuz Büyük, En Yüce; Azamet ve Büyüklük Sahibi, Şan ve Şerefi Çok Yüce; En Ulu, En Üstün, Çok Yüce, Çok Büyük, Çok Üstün
(Bakınız: Kuran, 2/255; 42/4; 56/96)

el- Azîz (Aziz)

İzzetli, İzzet Sahibi, İzzet ve Şeref Sahibi, En Yüce, En Değerli; En Üstün Olan, En Yenilmez Olan, Daima Galip Olan, Mağlup Edilemez, Mağlup Edilmesi Mümkün Olmayan, Herşeye Galip, Galebe Çalan, Kahreden, Üstün Gelen; Son Derece Yüce, Hiçbir Yönden Benzeri Olmayan, Dilediğini Yapan, İstediğini Yapmaya Güç Yetiren
(Bakınız: Kuran, 3/6; 4/158; 9/40, 71; 48/7; 59/23; 61/1)

el- Bâis (Bais)

Ölüleri Dirilten, Yeniden Dirilten, Cansızları Canlandırmaya ve Ölüleri Diriltmeye Gücü Yeten; Ölüleri Diriltip Kabirlerinden Çıkaran, Canlıları Öldükten Sonra (Yeniden) Dirilten, Ölüleri Kaldıran, Kıyamet Günü Ölüleri Yeniden Dirilten
(Bakınız: Kuran, 22/7)

el- Bâkî (Baki, Bâki)

Sonsuz, Ebedi, Ölümsüz; Hep Var Olan, Varlığının Sonu Olmayan, Sürekli Var Olan; Sonsuz Olan, Ebedi Olan, Ölümsüz Olan, Süreklilik Sahibi, Sonsuza Kadar Kalan
(Bakınız: Kuran, 55/27)

el- Bârî' (Bârî, Bari, Bâri)

Yaratıcı Olan, Yoktan Yaratan, Yoktan Var Eden, Örneksiz Yaratan; Herşeyi En Güzel Bir Şekilde Yaratan, Gerçek Anlamda Tek Yaratıcı Olan, Yoktan Var Vardan Yok Edebilen; Yarattıklarını Temiz ve Sağlam Bir Düzenle Yaratan, Olgunlaştırarak Farklı Niteliklerle Meydana Getiren, Eşyayı ve Herşeyin Vücudunu (Organlarını) Birbirine Uyumlu Yaratan, Kusursuzca Var Eden, Varlıkların Her Birini Ayrı Özelliklerle Yaratan
(Bakınız: Kuran, 59/24)

el- Bârr (Bâr, Barr, Bar)

Cömert, Kerim, Kullarına Şefkatli Olup İkramda Bulunan; İyilik Kaynağı, İyiliği Çok, İyiliği Bol, Sonsuz Cömert, İyilik ve Lütuf Sahibi, Cömert ve İhsan Edici Olan, Nimetleri Bol Olan, İyilik ve İhsanı Çok Olan, Kerem Sahibi; Kullarına Karşı Merhametli ve Şefkatli Olan, Kullarına İhtiyaçlarını Veren, Kulları İçin Daima Kolaylık ve Rahatlık İsteyen, Kullarına Yardımcı Olan, Kullarına Bağışta Bulunan

el- Bâsıt (Basıt, Bâsit, Basit)

Kolaylaştıran, Açan, Genişleten, Kolaylık Verici, Açıcı, Genişletici; Kolaylık, Genişlik ve Ferahlık Veren, Rızkı Yayıp Bollaştıran, Rahmetiyle Kullarına Rızkı Açıp Genişleten; İhsan Sahibi, Dilediğine Bolluk Veren, Lütuf ve Rahmeti ile Muamele Eden, Lütuf ve Rahmetini Kullarına Yayan; Rızık, Bolluk, Neşe ve Rahatlık Veren, Her Hayrı Veren
(Bakınız: Kuran, 2/245)

el- Basîr (Basir)

Görücü, Herşeyi Gören, Herşeyi Her Yönüyle Gören, Herşeyi Bilen, Herşeyi Eksiksiz Gören, Herşeyi İyi Gören; Hakkıyla Gören, Hakkıyla Bilen, Hakkıyla Haberdar Olan; Herşeyi Görüp Gözeten, Gizliyi Saklıyı Bilen, Yarattıklarının Yaptıklarını Gören, Hiçbir Şey Kendisinden Gizli Olmayan; Yarattıklarına Görme Duyusu Veren
(Bakınız: Kuran, 4/58; 17/1; 42/11, 27; 57/4; 67/19)

el- Bâtın (Batın)

Gizli, Herşeyden Gizli, Cisim Olarak Görülmeyen; Gözle Görülemeyen, Akılla İdrak Edilemeyen, Düşünceyle Kavranamayan, Yarattıkları Cinsinden Olmayan, Mahiyeti Tam Olarak Bilinemeyen, Yüceliği Gizli Olan, Mahlukatın Bakışlarından Gizlenen; Varlığı Kesin Fakat Gizli Olan
(Bakınız: Kuran, 57/3)

el- Bedî (Bedi)

Yaratıcı, Örneksiz ve Benzersiz Yaratan, Bir Örnek Edinmeksizin Yaratan, Hayret Verici Alemler Yaratan, Yoktan Var Eden, Yoktan İcad Eden, Herşeyi En Mükemmel Yapan; Tek Gerçek Yaratıcı, Eşsiz Olan, Benzersiz Olan, Eşi ve Benzeri Olmayan
(Bakınız: Kuran, 2/117; 6/101)

el- Berr

İyilik Kaynağı, İyiliği Çok, İyiliği Bol, Sonsuz Cömert, İyilik ve Lütuf Sahibi, Cömert ve İhsan Edici Olan, Nimetleri Bol Olan, İyilik ve İhsanı Çok Olan, Kerem Sahibi; Kullarına Karşı Merhametli ve Şefkatli Olan, Kullarına İhtiyaçlarını Veren, Kulları İçin Daima Kolaylık ve Rahatlık İsteyen, Kullarına Yardımcı Olan, Kullarına Bağışta Bulunan
(Bakınız: Kuran, 52/28)

el- Bûrhân (Burhan, Bürhan, Bürhân)

Gerçeğe Ulaştıran, Hakikati Bildiren, Kullarına Hak ve Doğru Yolu Gösteren

el- Cabbar

Cabbar (Zorlayıcı Güce Sahip) Olan; Sonsuz Güçlü, Kuvvet ve Kudret Sahibi, Cebredici, Zorlayıcı Olan

el- Cebbar

Cebbar (Zorlayıcı Güce Sahip) Olan; Sonsuz Güçlü, Kuvvet ve Kudret Sahibi, Cebredici, Zorlayıcı Olan

el- Celil

Celil (En Yüce) Olan; Celalet Sahibi, En Büyük, En Yüce, En Ulu Olan

el- Cemal

Cemal (Güzellik Sahibi) Olan; Bütün Güzellikleri Kendinde Toplayan

el- Cevat

Cevat (Cömert) Olan; Sonsuz Cömert, Cömertlikte En Üstün Olan

ed- Dârr (Dâr, Darr)

Darr (Hüsrana Uğratıcı) Olan; Dilediğine Bela Verici Olan, Hak Edeni Hüsrana Uğratan, Hikmetiyle Zararlı Şeyleri ve Sebeblerini Yaratan

el- Ehad

Ehad (Tek) Olan; Kendisinden Başka İlah Bulunmayan, Eşi ve Benzeri Olmayan, Ortağı Bulunmayan

el- Evvel

Evvel (İlk, Herşeyin Başlangıcı) Olan; İlk Olan, Varlığının Başlangıcı Bulunmayan, Hep Var Olan

el- Ezel

Ezel (Hep Var) Olan; Ezelden Beri Var Olan, Varlığının Başlangıcı Bulunmayan

el- Ferid (Ferit)

Ferid (Tek ve Eşsiz) Olan; Tek Olan, Eşi Olmayan, Benzeri Bulunmayan, Üstün Olan

el- Fettah

Fettah (Gizli Şeyleri Açığa Çıkarıcı) Olan; Zorlukları Kolaylaştıran, Kullarının Kapalı İşlerini Açan; Üstün Gelen, Zafer Kazanan

el- Ğaffâr (Gaffar)

Gaffar (Bağışlayıcı) Olan; Affedici Olan, Kullarının Günahlarını Bağışlayan, Affı ve Merhameti Çok Olan

el- Ğafûr (Ğafur, Ğaffur, Gafur, Gaffur)

Gafur (Çok Bağışlayıcı) Olan; Affı Pek Çok Olan, Suçları Bağışlayan, Merhamet Eden, Mağfiret Eden

el- Ğanî (Gani, Ganî)

Gani (Zengin ve Cömert) Olan; Sonsuz Zengin, Sonsuz Varlıklı, Sonsuz Cömert Olan

el- Habîr

Habir (Herşeyden Haberdar) Olan; Herşeyin İçyüzünü Bilen, Her Gizli ve Saklı Şeyden Haberdar Olan, Hiçbir Şey Kendisinden Gizlenemeyen

el- Hâdî

Hâdî (Doğru Yolu Gösterici) Olan; Hidayet Eden, Doğru Yolu Gösteren, İstediği Kulunu Hayırlı Yollara Sevk Eden

el- Hâfız

Hafız (Koruyucu) Olan; Herşeyi Bütün Ayrıntılarıyla Bilen, Kayıt Altında Tutan, Bela ve Musibetlerden Koruyan

el- Hak

Hak (Gerçek) Olan; Var Olan, Varlık Sahibi, Varlığı Hiç Değişmeyen, Varlığı Gerçek, Hak Sahibi Olan

el- Hakem

Hakem (Adalet Dağıtıcı) Olan; En Doğru Hükmü Veren, Her İşin Kendisine Döndürüldüğü, Her Konuda Adaletine ve Kararına Başvurulan

el- Hâkim

Hakim (Hikmet Sahibi) Olan; Herşeyi Bilen, Herşeye Hükmeden, Herşeyi Hikmetle Yaratan, Her İşi Hikmetli Olan

el- Hâlik

Halik (Yaratıcı) Olan; Herşeyi Yaratan, Yoktan Var Eden, Tek Yaratıcı Olan

el- Halim

Halim (Yumuşak Huylu) Olan; Kullarına Karşı Yumuşak Olan, İyi Davranan, Haksızlık Yapmayan

el- Hamid (Hamit)

Hamid (Herkesçe Övülen) Olan; Övgü Sahibi Olan, Herkesçe Methedilen, Bütün Varlıkların Kendi Dilleriyle Övdüğü

el- Hasib (Hasip)

Hasib (Hesap Sahibi) Olan; Bütün Varlıkların ve Yaptıklarının Hesabını En İyi Bilen, Herşeyin Hesabını Tutan, Yaratıkları Hesaba Çeken, Hesap Sorucu Olan

el- Hay

Hay (Hayat Sahibi) Olan; Hep Diri, Ebedi Hayat Sahibi, Ölümsüz Olan, Varlığına Son Bulunmayan, Asla Ölmeyen

el- Kâdir

Kadir (Sonsuz Güçlü) Olan; Herşeye Gücü Yeten, Sonsuz Kudret Sahibi, Herşeyi Yapabilen, Gücü Sonsuz Olan

el- Kahhâr

Kahhar (Kahredici) Olan; Herşeye Her İstediğini Yapacak Şekilde Üstün, Hakim ve Galip Olan, Üstünlüğüne Sınır Olmayan

el- Kâhir

Kahir (En Üstün) Olan; Hep Üstün Olan, Hep Galip Gelen, Kahredici Olan, Her Yönden Üstün Olan

el- Kaviy

Kaviy (Sonsuz Güçlü) Olan; Sonsuz Güç ve Kuvvet Sahibi, Sonsuz Sağlam, Sonsuz Dayanıklı Olan

el- Kayyum

Kayyum (Koruyup Gözetici) Olan; Herşeyi Ayakta Tutan, Gökleri ve Yerleri Yıkılmaktan Koruyan, Her Varlığın İhtiyaç Duyduğu Şeyleri Veren, Ezelden Ebede Var Olan

el- Kebir

Kebir (Büyüklükte Eşsiz) Olan; En Büyük, Çok Büyük, En Ulu, Azamet Sahibi, Büyüklük ve Azamette Eşsiz Olan

el- Kerîm

Kerim (Kerem Sahibi) Olan; Çok Cömert, Keremi Bol, İkram Sahibi, Çok Ulu Olan

el- Kuddûs

Kuddus (Kutsal, Temiz) Olan; Her Tür Eksiklikten Uzak Olan, En Temiz, En Kutsal Olan

el- Lâtif

Latif (İhsan Sahibi ve Hakim) Olan; Bağışta Bulunan, Sonsuz İhsan Sahibi, Bütün Sırları ve İncelikleri Bilen

el- Mâcid (Mâcit)

Macid (Şanı Yüce) Olan; Şan ve Şeref Sahibi, Şanı Büyük, Sonsuz Cömert, Keremi Bol Olan

el- Mâlik

Malik (Herşeyin Sahibi) Olan; Bütün Varlıkların Sahibi Olan, Herşeyin Mülkiyeti Kendisine Ait Olan

el- Mecid (Mecit)

Mecid (Şanı Yüce) Olan; Şan ve Şeref Sahibi, Şanı Büyük ve Yüksek Olan

el- Melik

Melik (Herşeyin Hükümdarı) Olan; Herşey Üzerinde Tasarruf ve Hükmeden Tek Hükümdar

el- Mennan

Mennan (İyiliği Bol) Olan; Çok İhsanda Bulunan, İhsanı Bol Olan, Çok İhsan Eden, Çok Lütufkar Olan

el- Metin

Metin (Güçlü) Olan; Sonsuz Metanet Sahibi, Sonsuz Sağlam, Sonsuz Dayanıklı, Sonsuz Sabırlı, Sonsuz Güçlü Olan

el- Mûcib (Mûcip)

Mucib (İcabet Eden, Cevap Veren) Olan; Kendisine Dua Edenlere Cevap Veren, Tevbeleri Kabul Eden, Kendisine Yönelenlere Karşılık Veren

el- Muhsi

Muhsi (Herşeyin Hesabını Bilici) Olan; İlmiyle Herşeyi Sayan, Tüm Varlıkların Sayısını Tek Tek Bilen, İlmiyle Herşeyi Kuşatan, Hiçbir Şey Bilgisi ve Gözetimi Dışında Kalmayan

el- Muhsin

Muhsin (İhsan Sahibi) Olan; Çok Cömert, Çok Kerim, Çok İyilikte Bulunan, Çok İhsan Eden, Çok Bağışta Bulunan

el- Muhyî

Muhyi (Hayat Verici) Olan; Hayat Veren, Dirilten, Canlandıran, İhya Eden, Can ve Ruh Veren, Can Bağışlayan, Bütün Canlıları Diri Tutan

el- Muid (Muit)

Muid (İade Edici) Olan; Canlıları Hayattan Sonra Ölüme ve Ölümden Sonra Hayata İade Eden, Ölüleri Tekrar Dirilten

el- Muiz

Muiz (İzzet Verici) Olan; İzzet Veren, Şereflendiren

el- Mukit

Mukit (Rızık Verici) Olan; Tüm Yaratıkların Rızkını Veren, Muktedir Olan, Herşeye Gücü Yeten

el- Mü’min (Mümin)

Mümin (Güven Verici) Olan; Emin Olan, Kullarına Güven Veren, Kullarını Koruyup Gözeten, Kendisine İman Edilen, Gönüllere İman Nurunu Yerleştiren, Hidayete Eriştiren

en- Nâfi

Nafi (Yararlı Şeyleri Bahşedici) Olan; Kudretiyle Yararlı Şeyleri ve Sebeplerini Yaratan

en- Nâsır

Nâsır (Yardım Edici) Olan; Yardımcı Olan, Yardım Eden, Yardımıyla Destekleyen, Müminlere Zafer Veren, Yardımcıların En Hayırlısı Olan

en- Nur

Nur (Aydınlatıcı) Olan; Nur Sahibi Olan, Aydınlık Sahibi Olan, Karanlıkları Aydınlatan, Sapkın Kullarını Hidayete Eriştiren

er- Râfi

Rafi (Yüceltici) Olan; İyi Kullarını Yükselten, Dostlarını Yücelten, Sevdiklerini Aziz Kılan

er- Rahim

Rahim (Çok Merhametli) Olan; Merhamet Sahibi, Çok Bağışlayıcı, Çok Esirgeyici, Çok Koruyucu Olan, Ahirette Mümin Kullarına Merhamet Eden

er- Rahman

Rahman (Esirgeyici) Olan; Rahmet Sahibi Olan, Esirgeyen ve Her Canlıya Merhamet Eden; Bütün Mahlukatına Sayısız Nimetler Bahşeden

er- Râuf

Rauf (Çok Merhametli) Olan; Esirgeyen, Bağışlayan, Çok Merhamet Eden, Çok Şefkat Gösteren, Çok Lütufta Bulunan

er- Reşid (Reşit)

Reşid (Doğruya Ulaştırıcı) Olan; Bütün İşleri Ezeli Takdirine Göre Dosdoğru Yürüten, Bir Düzen ve Hikmet Üzere Sonuca Ulaştıran, Doğru Yolu Gösteren

er- Rezzak

Rezzak (Rızık Verici) Olan; Bütün Mahlukların Rızkını Veren, Tüm Yaratılmışlara Faydalanacakları Şeyleri İhsan Eden

es- Sabûr (Sabur)

Çok Sabırlı, Sabır Sahibi, Acele Etmeyen, Günahkarlara Süre Tanıyan, Kendine İsyan Edenlerden Acele İntikam Almayan, Sonsuz Sabır Sahibi, Sonsuz Genişlik Sahibi Olan

es- Samed (Samet)

Samed (Muhtaçsız) Olan; Hiçbir Şeye Muhtaç Olmayan ve Herşey Kendisine Muhtaç Olan; Bütün Kulların Kendisine Yöneldiği, Tüm İhtiyaçların Karşılanması ve Sıkıntıların Giderilmesi İçin Tek Başvuru Makamı Olan, Ezeli ve Ebedi Olan

es- Sâmi’

Sami (İşitici) Olan; Herşeyi İşiten, Herşeyi Duyan, Herşeyden Haberdar Olan; Aracısız ve Noksansız Olarak Bütün Sesleri ve Sözleri İşitip Bilen

es- Selâm

Selam (Esenlik Verici) Olan; Fani Olmayan, Gelip Geçici Olmayan, Zevalsiz Ebedi Olan, Bütün Noksanlıklardan Uzak, Her Çeşit Ayıptan Beri Olan; Kullarını Selamete Çıkarıcı Olan, Kullarını Her Türlü Tehlikelerden Kurtaran, Bütün Üzüntüleri ve Kederleri Gideren, Barışçı ve Esenlik Verici Olan

es- Semi

Semi (İşitici) Olan; Herşeyi İşiten, Herşeyi Duyan, Herşeyden Haberdar Olan; Aracısız ve Noksansız Olarak Bütün Sesleri ve Sözleri İşitip Bilen

es- Settar

Settar (Örtücü) Olan; Kusurları Örten, Günahları Affeden, Hataları Gizleyen

eş- Şâhid (Şahit)

Şahid (Gözetici) Olan; Görünen Görünmeyen Tüm Varlıkları Bilen, Bütün Varlıklar Üzerinde Tasarruf Edici Olan, Herşeyi Müşahede Altında Bulunduran

eş- Şekûr (Şekür)

Şekur (Şükrün Karşılığını Verici) Olan; Emrine Uyup Yasaklarından Sakınan Kullarını Seven ve İyi Kullarına Çok İkramda Bulunan, İyileri Mükafatlandıran

el- Vâcid (Vâcit)

Vacid (Yoktan Var Edici) Olan; Vücuda Getiren, Yoktan Var Eden, Yaratıcı Olan, Meydana Çıkaran, İstediğini Anında Elde Eden, Zenginliğinin Sonu Olmayan, Varlığı Sonsuz Olan

el- Vahab (Vahap)

Vahab (İhsanı Bol) Olan; Sonsuz İhsan Sahibi, Çok Bağışta Bulunan, Lütufkar Olan

el- Vâhid (Vâhit)

Vahid (Tek ve Eşsiz) Olan; Eşi Benzeri Olmayan, Ortağı Bulunmayan, Tek İlah Olan, Kendisinden Başka Tanrı Bulunmayan, Niteliklerinde ve İşlerinde Asla Benzeri Olmayan

el- Vâli

Vali (Yönetici) Olan; Tüm Varlıkların Sahibi Olup Onlar Üzerinde Tasarrufta Bulunan, Bütün Varlıkları ve Olayları İdare Eden, Herşeyin Yöneticisi Olan

el- Vâris

Vâris (Herşeyin Asıl Sahibi) Olan; Bütün Zenginliklerin İlk ve Son Sahibi Olan, Herşeyin Mutlak Sahibi Olan

el- Vâsi

Vasi (Sonsuz Zengin) Olan; Çok Zengin, Rahmeti Herşeyi Kuşatan, Genişlik Sahibi, Fakirlik ve Sıkıntıdan Uzak Olan

el- Vedûd

Vedud (Sevgi Kaynağı) Olan; Çok Seven, İyi Kullarını Seven, Kullarına Rahmet ve Rızasını Yönelten, Sevilmeye ve Sayılmaya En Layık Olan

el- Vehhâb (Vehhâp)

Vehhab (Bağışı Bol) Olan; Sonsuz İhsan Sahibi, Çok Bağışta Bulunan, Çeşit Çeşit Nimetlerini Sürekli İhsan Eden, Lütufkar Olan

el- Vekil

Vekil (Kefil) Olan; Kudretiyle Kullarının İşlerini Halleden, Kullarına Yardımcı Olan, Kullarının Rızıklarına Kefil Olan, İşleri Yürüten, Kendisine Tevekkül Edilen

el- Veli

Veli (Dost ve Yardımcı) Olan; Kendisine İman Edenlerin Dostu ve Yardımcısı Olan, Yarattıklarını Koruyup Gözeten

ez- Zâhir

Zahir (Varlığı Apaçık) Olan; Varlığı ve Birliği Sonsuz Sayıda Kanıtlarla Belli Olan

ez- Zeki

Zeki (Zeka Sahibi) Olan; Sonsuz Anlayışlı, Herşeyin İçyüzünü Bilen, Herşeyi Kavrayan

Yararlanılan Kaynaklar

www.SeckinNet.com/isimara
www.esmaulhusna.com
http://tr.wikipedia.org/wiki/Esmaül_hüsna
Kütüb-i Sitte Hadis Ansiklopedisi


Tüm hakları saklıdır. (c) SeckinNet.com - bilgi@seckinnet.com